|
Polonyalı
Kadınlar
İşbu metin Beypazarı Belediye
Başkanlığı ile Kadın, Gençlik Platformu, 09 Mart 2006 tarihinde ortaklaşaca
organize edilen panelde Polonya Büyükelçisinin Eşi Sayın Edyta Michalska
Hanımefendi tarafından Türkçe olarak sunulmuştur.
I. Tarihteki ve Günümüzdeki Durumu
Kadının Polonya Tarihindeki Yeri
Kadının Polonya toplumunda hep istisnai bir yeri olmuştur. Ev kadını, anne
ve eş olarak sayılıp sevilir. Ailesinin temel direğidir; yalnızca çocukları
ve eşini bakıp gözetmekle kalmaz, ama aynı zamanda çoğu kez evinin dışında
da çalışır. Polonya toplumu, çocukların yetiştirilmesine büyük önem
vermektedir, ama bunda sorumluluğun çoğu hala kadının sırtına yüklenmiştir.
Polonya’da kadınların işi katmerlidir; hem evde hem de dışarıda bir meslek
sahibi olarak çalışır (buna ilişkin bilgileri biraz aşağıda vereceğim).
Polonya’da kadınlar, ortalama olarak 23 yaşında evlenmektedirler; erkeklerin
evlenme yaşı ise 26’dır. Polonya’da boşanma, diğer komünizm sonrası
(postkomünist) ülkelerde olduğu kadar yaygın değildir. Bu durumun büyük bir
ölçüde nedeni, Polonya’nın, nüfusunun %90’ı Katolik inançta bir Katolik ülke
olmasıdır. Katolik inanç, boşanmaları yasaklar. Polonyalı kadınlar, boşanma
sonrası ikinci bir evlilik yapmaya hiç de sıcak bakmamaktadırlar. Bilindiği
üzere, boşanma sonrası çocukların velayet haklarını düzenleyen Türk Medeni
Kanun’nunda da kısa bir zaman önce reforma gidildi. Polonya’da boşanma
sonrası çocukları bakma ve büyütme sorumluluğu sıklıkla anneye
bırakılmaktadır. 1991 yılında 18 yaşında küçük çocukların hepsi sadece
annelerine bırakılmıştır.
Polonya’lı kadınların eğitim hakları hep erkenlerinkiyle eşit olmuştur, yani
yaşama ve mesleklerine atılırken erkeklerle eşit şanları sahiptirler.
İstatistiklere göre bugün Polonyalı kadınların eğitim düzeyi, Polonyalı
erkeklerin üzerindedir. Komünizm döneminde, doktrin gereği kadınlara, birçok
batı ülkesi kadınlara nazaran daha çok eğitim ve meslek edinme olanağı
tanınmaktaydı. Buna karşın, sosyalist sistem kadınların siyasette ve
ekonomide yüksek makamlara gelmelerine izin vermiyordu. Bu durumla
bağlantılı olarak 1990’lara kadar yüksek öğretim, mühendislik ya da mimarlık
gibi birçok meslek kolu, batı ülkelerindenden daha yüksek yüzdede kadın
istihdam etmiştir. 1980’de %60’dan daha yüsek bir oranda kadın tıp öğrenimi
görüyordu. Polonya’da komünist iktidarın sonu, kadının Polonya toplumundaki
rolü hakkında yeni bir tartışma başlattı.
Polonyalı Kadının Toplumda Yer Edinme Mücadelesi
Bu mücadele, daha XIX. yüzyıl başlarında başlamıştı. O dönemde kadın hakları
savunucularının kadınlara erkeklerle eşit haklar tanınması hareketi
Avrupa’ya yayılıyordu.
1839 yılında, bir kadın gazetesinin ilk sayısı yayınlandı. Gazete, yalnızca
kadınlarca yazılmış metinlere yer veriyordu. Bu dönemde, ör. Narcyza
Zmichowska gibi, kadın yazarlar tarafından yazılmış ilk romanlar da
yayınlanıyordu. Kadınlar, özgürlük ve kadınların mesleki açıdan toplumdan
faal olmaları sloganlarını ilan etmeye başlamışlardı. 1870’de Anna
Tomaszewska-Dobrska, Zürih’de üniversite eğitimi alan ilk Polonyalı kadın
olur. Kadın İlmi Okuma Evleri (yani ilk kadın gelişim merkezleri) kurulur.
İlk kadın dernekleri gizli derneklerdir; tanınmış Polonyalı kadın yazarlar
Eliza Orzeszkowa ve Maria Konopnicka himayelerinde faaliyet yürüten gizli
örgüt Polonya Kadınları Derneği bunun bir örneğidir.
Ancak XIX. yüzyıl sonuna gelindiğinde Krakow Jagiellon Üniversitesi ilk
kadın öğrencilerini öğrenime kabul edecek; Varşova’daki Ticaret Bankası ise
ilk kadın çalışanını işe alacaktır.
I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Polonyalı Kadınlar Cemiyeti kurulur. 123
yıllık Polonya işgalinde 1921 Anayasası’yla tüm kadınların seçme ve seçilme
hakları, ayrıca kamu kurumlarına girişte eşit haklara sahip olmaları
anayasal güvence altına alınmıştı. 1929 yılında şahsi yaşamlarında eşlerin
eşitliği ilkesi yürürlülüğe girdi. Aynı tarihlerde, Atatürk’ün kurmuş olduğu
genç Türkiye Cumhuriyeti’nde de bir medeniyet devrimi
gerçekleştirilmekteydi.
Komünist iktiarın ardından gerçek anlamında kadın-erkek eşitliği, ancak 1989
yılında tam bağımsız Polonya'’ın kurulmasıyla mümkün olabilecekti. Polonya
Feministler Derneği, resmi olarak faaliyetine başladı. O güne değin derneğin
başkanlığını yürütmüş olan Zofia Kuratowska, Senato Başkan Yardımcılığı
görevine getirildi. Ordudaki ilk kadın asker Maria Wittek, albay rütbesi
aldı. Henryka Bohniarz, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın önce organizasyon
işleri sorumlusu oldu, daha sonra ise Sanayi ve Ticaret Bakanı. Ewa
Spychalska, Polonya Meslek Örgütleri Örgütü başkanı oldu. Alicja
Grzeskowiak, Meclis Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. 1992’de, Hanna
Suchocka Polonya’nın ilk kadın başbakanı olacaktı. Hanna Gronkiewicz-Waltz,
Meclis tarafından Polonya Merkez Bankası yönetim kurulu başkanlığına atandı.
Böylece Polonya, Avusturya’dan sonra, merkez bankasının başında bir kadının
bulunduğu dünyanın ikinci ülkesi olmuştu.
2001 yılında, Bakanlar Kurulu yönetmeliğiyle, Kadın ve Erkek Eşitliği
Hükümet Yetkilisi Dairesi kuruldu. 2003’ten itibaren Polonya Phare 2002
Programı – Kadınlara ve Erkeklere Eşit Muamele Siyasetinin Güçlendirilmesi
kapsamında Avrupa Birliği’ne katılım öncesi programlarına katıldı.
II. Kadının Bugünkü Durumu
Polonyalı kadınların erkekleriyle eşit hakları olmasına karşın, şans ve
olanaklardan hala eşit şekilde faydalanamamaktadırlar. İktidarın, prestijin
ve paranın olduğu yerde kadınların sayısı hala çok az, ama nerede çok iş
varsa orada kadınlar var.
İş Piyasasında Kadınların Durumu: Polonyalı kadınlar iş piyasasında faal,
ama kadın ve erkek eşitsizliği hep var.
İş piyasasında kadın ve erkek eşitsizliği hala hissedilir seviyede.
Polonya, %46’yla hala Avrupa’nın en düşük kadın istihdamı düzeyine sahip. Bu
rakamın anlamı, sadece her iki kadından biri evin dışında mesleki açıdan
aktif demek.
2002 yılında erkeklerin yüksek idari konumlara gelebilme şansı, kadınlara
nazaran 1,5 kat daha fazlaydı. Kadınların aldıkları maaşlar, onlarla benzer
işleri yapan ve benzer mesleki yeterliliklere sahip erkeklerden %20 daha
azdı.
Mesleki açıdan faal kadın ve erkekler arasındaki eğitim düzeyi analizi,
kadınların daha eğitimli olduklarını ortaya koymaktadır. Kadınlar arasında
lise mezunlarının yüzdesi %55 iken, bu oran erkeklerde %34,4’tür; yüksek
öğrenim gören kadınların oranı %11, erkeklerin ise %9’dur. İş tecrübesi
yanında eğitim, insan sermayesinin temel bir göstergesi olmaktadır. Buna
karşın kadınlar için karakteristik olan, işsizlik oranlarının daha yüksek ve
aldıkları maaşların daha düşük oluşudur.
Kadınla erkeğin konumu arasında hala birçok farklılık bulunmaktır. Bu
farklılıklar, Polonya’da kadının rolüne ilişkin geleneksel anlayıştan ileri
gelmektedirler. Mesleki açıdan faal olsa da kadın, hala, “aile hayatının
kalıplaşmış, çoğunluk tarafından kabul edilmiş” örneğine göre oynaması
gereken ikinci bir role bağımlıdır. Bu model, kadının mesleki kariyerini
ailevi ödevleriyle birleştirmesi gerektiğini öngörür. Kadının imajı,
öncelikle çocuklara mürebbiye ve evin bacasının tütmesini koruyup kollayan
dişi kuş imajıdır. Dünya Bankası uzmanları, bu şablonların iş kanununda,
örneğin kadınların emeklilik yaşının (60) erkeklerinkinden (65) daha düşük
olması gibi ayrımcı imtiyazlara yansıdığı görüşündeler.
Kadınların siyasete katılımı ve yönetici mevkilere gelişlerinde son yıllarda
bir artış olmuştur. Polonya’da yönetici kadroların her üçünden birini, AB’de
ise ortalama her dörtte birini kadınlar almaktadır. Yönetici konuma gelen
kadınların oranının en az olduğu ülkeler Yunanistan (yüzde 15) ve İspanya
(yüzde 18), en fazla olduğu ülkeler ise Finlandiya (yüzde 35), İsveç ve
Polonya’dır.
Polonya’da yönetici kadrolarında çalışan kadınların çoğunluğu (yüzde 42’si)
orta düzey, yüzde 22’si yüksek düzey yönetici kadrolarında çalışmaktadırlar;
ülkenin en büyük işletmelerindeki kadın yönetici oranıysa %2’dir.
İstihdam edilen her dört kadından biri, kamu kurumlarının idari
birimlerinde, eğitim, sağlık ya da sosyal sigorta kurumlarında
çalışmaktadırlar.
Ne yazık ki, girişimcilik alanında hala bir dengesiz dağılım vardır. Hem
bütün AB ülkelerinde hem de Polonya’da kadınlar çeşitli düzeydeki
menajerlerin üçte biri oluşturuyor olsalar da, Avrupa’nın büyük
şirketlerinde denetleme kurullarında her dokuz sandalyeden yalnızca birini
alıyorlar ve genel müdürlük görevine getirilme oranları ise %3’ü zor
buluyor.
Kadın ve Eğitim: Polonyalı kadınlar okuyor
AB’de kadınların yüzde 80'i en azından lise mezunudur, erkeklerin ise
%75’den daha azı liseyi bitirmiştir. Polonya'da kadınlar gittikçe daha iyi
eğitim almaktalar (yüksek eğitimi almış kadınların oranı yüzde 20, lise
mezunlarının oranı ise yüzde 44. Polonya'da verilen yüksek okul
diplomalarının yüzde 59'unu kadınlar almaktalar. Polonya'da verilen doktor
ünvanların yüzde 44'ü ve profesör ünvanların yüzde 25'i kadınlara
verilmektedir. AB’de Letonya, Finlanda ve Portekiz’den sonra 4. en yüksek
orandır.
Kadın ve İşsizlik
Birçok ülkede istatistiki açıdan kadınlar işsizlikten en çok çekenler
kadınlarsa da, Polonya’da işsiz kadınların oranı ile işsiz erkeklerin oranı
arasındaki fark azalmaktadır. Mesleki açıdan kadınların faal hale
getirilmeleri konusuna biraz ileride değineceğim.
İş Dünyasında Polonyalı Kadınlar
AB’nin diğer ülkerine nazaran Polonya’da kadınlar ticari faaliyete daha sık
girmekteler. Polonya’daki küçük ve orta ölçekli işletmelerin sahipleri
arasında kadınların oranı yüzde 36. Bu oran, AB’nin “eski onbeşler” denen
ülklerinde görülenin birkaç katı, hatta birkaç on katı. Polonya’da menajer
olarak istihtam edilen kadınların oranı %26, şirket sahibi kadınlar ise %30
oranında.
1985 ile 1998 yılları arasında, tarım sektörü hariç olmak üzere kendi
şirketlerini yöneten kadınların sayısı beş kat artarken, kendi işlerinin
başındaki erkeklerin sayısı sadece ikiye katlanmıştır.
Kadınlar, ticari faaliyet alanında gerek kırsal kesimde ve gerekse de
şehirlerde daha çok inisyatif gösteriyorlar. Ancak kentlerde kendi işlerini
kuran erkeklerin sayısı hala kadınların iki katı; köylerde ise kendi işinin
başındaki erkeklerin %35 olan yüzdesi, benzer faaliyet sürdüren kadınların
yüzdesinden daha yüksek.
Kadınların sahibi olup yönettikleri şirketler, genel olarak erkeklerin
şirketlerinden daha küçük şirketler. Ayrıca kadınlar en sıklıkla ticaret ve
hizmet sektörlerinde faaliyet gösteriyorlar.
Polonyada Çalışan Kadın ve Geliri: Hala erkeklerden daha az kazanıyorlar
İş yerlerinde cinsiyet ayrımcılığını yasaklayan yasalara rağmen, kadın ve
erkek çalışanların maaşları arasındaki %15’lik büyük fark azalmıyor. Avrupa
Komisyonu, bu durumu “kabul edilemez” bir durum sayarken, suçu öncelikle
mevcut toplumsal kalıplara yüklemektedir. Polonya’da maaşlar arasındaki bu
orantısızlık son yıllarda %15’ten %10’a düşmüştür.
Polonya’da Çalışan Kadın ve Ailesi
Bu alanda yaplan araştırmalar, kadınların mesleki kariyerleriyle aile
üyelerine karşı olan sorumluluklarını yerine getirmeyi bir arada yürütmekte
zorlandıklarını göstermektedir. Neredeyse tüm AB ülkelerinde çocukları olan
kadınların istihdam edilme oranı (AB ölçeğinde %61) çocuksuz kadınlara göre
(yüzde %75) daha düşüktür. Bu durum Polonya’da da benzer şekildedir.
Siyasi Hayatta Polonyalı Kadınlar
Kadınların toplumdaki durmunun bir göstergesi olarak, ülke meclislerindeki
onlara ait sandalye sayısıdır. Polonya, AB’nin ortalamasının (%23’ün) biraz
altındadır (%21). Ancak AB içerisindeki farklar çok büyüktür – tüm
sandalyelerin yarısına yakın olan İsveç’ten, İtalya, Macaristan ve Malta’ya
kadar – orada kadınların parlamentolardaki sayısı %10 civarındadır.
Polonya’da Milletvekilleri arasında %20, Senatörlerin ise %23’ü kadındır,
yerel yönetimlerde ise kadınların oranı %14,5 - %18 arasında değişiyor.
Köylerdeki Polonyalı Kadınlar
Polonya’da köylerde nufüsün ¼ yaşamakta, köylerdeki halkın yaklaşık yarısı
ise kadınlardır. Önemli olan ise, özel çiftliklerden her beşten biri, kadın
tarafından yönetilmektedir, yani çiftliklerin %20’sini kadınlar işletiyor.
Bu da, AB ülkeleriyle kıyasla oldukça yüksek bir orandır, çünkü orada
kadınlar tarafından işletilen çiftliklerin oranı % 10’u geçmemektedir.
Polonya’da en çok kadın küçük çiftlikleri - 5 ha (50 dönüme) kadar
işletmektedir. Böyle bir faaliyetin sürdürülmesi için kadınları başka
imkanların olmaması zorluyor (kentlerdeki işsizliğinden dolayı), eşin
olmaması veya hastalığı ya da dul olması. Çiftlikleri işleten kadınların
eğitim seviyesi genelde düşüktür (% 13’ü kadar ilkokulu bile bitirmemiştir).
Vatan Hizmetinde Polonyalı Kadınlar
Polonya’daki askerlerin % 1’e yakın kadınlardır. En çok (326 kadından %73’ü)
sağlık birimlerinde görev yapmaktadır. Kalanlar ise lojistik, saha eğitim
merkezlerinde ve askeri okullarında görevlidir. Özel komando (GROM)
birliğinde bile kadın bölümü vardır.
Kadınların Toplumdaki Konumu ve İş Piyasasındaki Yerine Dair
Kendilerine Ait Görüşleri
- kadınlar ev işleriyle daha yoğun biçimde ilgilenir (bu düşünceyi %55’i
benimsemektedir),
- evi ve ailesi, işinden ve toplumsal hayatından önemlidir (%30),
- toplumsal hayatında erkekler baskındır (yaklaşık %30),
- kadınlar toplumsal hayata ve kariyerle daha az ilgilenmektedirler (%25)1,
- Polonya’da kadınlar doğumdan sonra işlerine dönmekte sıkça zorluk
çekiyorlar.
Kadınların İş Hayatına Atılabilmeleri Yönünde AB Girişimleri
Meslek Yaşamını Aktif Hale Getirme Planı :
Aşağıdaki etkenlerden dolayı kadınların istihdamının iyileştirmesi : mesleki
eğitim, kreşler veya yaşlılara bakım gibi yardımcı aktiviteler aracılığıyla
eğitimin aile hayatıyla paralel yürütme, tek başına iş arayabilme ve
yönlendirme, kadınların istihdamı kolaylaştıran yeni teknolojilerin
yaygınlaştırılması, girişimci kadınlara teknik yardım, kadınlara danışmanlık
hizmetleri veren merkezlerin desteklenmesi, konularında uzman çalışanların
desteklenmesi.
Kadın girişimcilerin ve iş kadınların eğitim programları
gerçekleştirilmektedir :
1 Bu araştırma 2003
yılında, Toplumsal İlişkiler Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir.
|