LODZ'DAN 'KISA' İZLENİMLER
Dr. Nejat Ulusay*
Lódz ("Vuc" diye okunuyor), Polonya'nın, aynı adlı 800 bin nüfuslu ikinci büyük kentindeki ulusal film, televizyon ve tiyatro okulunun adı. Lódz, bu yıl, (2000) Ekim ayının sonunda "Mediaschool 2000" başlığı altında Uluslararası Film ve Televizyon Okulları Kısa Film Festivali'nin yedincisini gerçekleştirdi. Festivale geçmeden önce okuldan kısaca sözetmekte yarar var.
Andrzej Wajda, Roman Polanski, Jerzy Skolimowski, Krzysztof Zanussi ve Krzysztof Kiewslowski gibi, uluslararası sinemanın ünlü yönetmenlerinin mezun olduğu Lódz Film Okulu 1948 yılında kurulmuş. Okulda, film ve televizyon yönetmenliği, kamera kullanımı, canlandırma ve özel efekt, oyunculuk eğitimlerinin verildiği dörder yıl süreli dört ana bölüm var. Bunların dışında senaryo (iki yıl), film kurgusu (üç yıl) ve televizyon (üç yıl) başlıkları altında kurslar yer alıyor. Okul mezunları, diploma filmlerini Polonyalı -(özellikle Polonya Televizyonu)- ve yabancı yapımcıların katkılarıyla gerçekleştiriyor. Ders programı estetik, sanat, sinema alanlarında yoğun bir içeriğe sahip. Örneğin dört yıllık ana bölümlerden birinin birinci sınıfında iki dönem boyunca Batı edebiyatının klasik ve çağdaş yazarlarının eserleri okunuyor ve inceleniyor. Okulun, Danimarka, Finlandiya, İngiltere ve ABD'den, halen çeşitli bölümlerde okuyan yabancı öğrencileri bulunduğunu da ekleyelim.
Bu yıl festival kapsamında okulun geçmişi ile birebir ilgili bir tören de yer aldı. Kentin, 1950'li yıllarda inşa edilen opera salonundaki törende, Roman Polanski, Andrzej Wajda, Jerzy Kawalerowicz ve Wojciech Has gibi, Lódz mezunu (Polanski, Wajda) ve bazıları okulda ders vermiş (Kawalerowicz, Wajda), hatta yöneticilik yapmış (Has) yönetmenlere onursal doktor ünvanı verildi. Has'ın yakınlardaki ölümü nedeniyle üç yönetmenin katıldığı törenin en renkli kişisi Polanski'ydi. Zeki, haşarı bir çocuğu andıran Polanski daha sonra okula geldi, konuk öğrencilerle sohbet etti; gösterimlerin gerçekleştiği salondaki kısa konuşmasında, şakacı bir uslupla, öğrencilik günlerinde derslerden çok burada film izlemeyi sevdiğini belirtti ve genç sinemacılara filmlerinin salonun küçük perdesinde gösterilmesini protesto etmelerini söyledi. Bu arada, yönetmenin, Yahudi bir müzisyenin günlüğünden uyarlanan yeni filmini -(gene Polonya'da çektiği ilk uzun filmi "Sudaki Bıçak"dan yıllar sonra)- kendi ülkesinde çekeceğini ve şu sıralarda mekan araştırması yaptığını öğrendik.
Yüze yakın filmden oluşan kısa film programı, üç gün boyunca, öğle ve akşam saatlerinde verilen birer saatlik molalar dışında, 11:00 ile 21:00 arasında uzun bir seyir olanağı sundu katılımcılara. Ağırlıklı olarak kurmaca filmlerin yer aldığı, canlandırma ve belgesel dallarında da çarpıcı örneklerin gösterildiği festivalde, Makedonya'dan İsrail'e, İngiltere'den Finlandiya'ya, Arjantin'den Türkiye'ye (bu yıl ilk kez katıldı) 20 ülkenin film, televizyon ve iletişim okullarından genç sinemacıların yaratıcı ürünlerini izlemek heyecan vericiydi. Üzerinde durmak isteyebileceğim, sayıları az olmayan bir "favori" filmler listem var elbette. Ama bunu yapmak, "kısa" izlenimlerimin sınırını aşar. Ödüllere değinecek olursak; birinciliği Almanya'dan "I Want to Be" (35 dakika), ikinciliği Makedonya yapımı "1/4" (24 dakika), üçüncülüğü Finlandiya yapımı "True Love Waits" (34 dakika) adlı kurmaca filmler kazandı; Jüri Özel Ödülü ise gene Almanya'dan "Mosquito" (8 dakika) adlı filme verildi. Genelde söylebileceklerim, izlediğimiz filmlerin, yapım koşulları ve sinematografik açılardan standartlarının yüksek olduğu. Özellikle İngiltere, Hollanda ve Almanya gibi kimi ülkelerden gelen filmlerin, "Dolby Digital" ses sistemiyle, UIP (United International Pictures) gibi Amerikan dağıtım şirketlerinin ya da yerel televizyon kuruluşlarının desteğiyle gerçekleştirildiklerini belirtmek, durumu anlatmak açısından yeterli. Bir başka gözlemim ise, genelde genç yönetmenlerin, yetişkin ve profesyonel sinemacılar kadar dünya sorunlarına duyarlı ve malzemelerine hakim bir durumda oldukları.
*Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi